Yüz gençleştirme işlemleri
Bu başlık altındaki müdaheleler oldukça geniş bir yelpaze olup hasta muayenesi sonrası bunların sadece biri yada birkaç işlem beraberce uygulanarak hasta için en uygun tedavi yöntemi seçilmektedir.
Örneğin 35 li yaşlarda alın ve göz çevresine botox burun kenarındaki çizgilere hyaluronik asit preperatları kullanılarak bütün problemler 10 dk. gibi bir sürede halledilebilmekteyken, 40'dan itibaren yüz bölgesine doku enjeksiyonu, 45-50'li yaşlarda ortayüz kaldırma (midface lift (izsiz yüz germe)), 60 yaşlardan itibaren de klasik (izli) yüz germe ameliyatları gerekli olabilmektedir.
Tabi gerektiği zamanlarda tedaviye thermage yada lazer eklenerek olabilecek en iyi sonuç hastaya verilmeye çalışılmaktadır. En doğru tedavi yaklaşımı muayene sonrası hasta ve doktorun karşılıklı konuşmaları sonrası belirlenmektedir.
Yüz gençleştirme işlemlerini biraz daha ayrıntılı incelemek gerekirse;
30 lu yaşlardan itibaren kadınde ve erkekte yerşekiminin güneş ışınlarının genetik faktörlerin sigara kullanımının ve bu listeye eklenecek 10'larca şeyin etkisiyle yüzde birtakım değişiklikler meydana gelir. Bu değişiklikler, 35'li yaşlarda göz kenarlarında kaz ayağı dediğimiz minik kırışıklıkların oluşması alın bölgesinde yatay ve iki kaş arasındada dikey kırşıklıkların başlaması ve nazolabial sulkus dediğimiz burun –yanak arasındaki gülme çizgilerinin derinleşmesidir. Bu yaşlardaki oluşan deformiteler daha ileri yaşlarla kıyaslanamayacak kadar basit (cerrahi olmayan bir takım yöntemlerle) ve çabuk tedavi edilmektedir. Bu yöntemler botox ve hyaluronik asit dediğimiz dolgu maddeleri ile yapılan enjeksiyonlardır. Botox enjekte edildiği bölgedeki 1 cm çaplı alandaki kasların gevşemesini sağlayan bir ilaçtır. 30 yıldır tıpta kullanılan son 10 yıldırda estetik amaçlı kullanılmaya başlanan bu mucizevi ilaç şu an amerika birleşik devletlerinde en fazla yapılan estetik girişimdir. 2-3 dk. Sürmesi nedeniyle hastalarımız öğlen tatillerinde bile gelip yaptırıp öğleden sonrada işlerinin başına dönmektedirler. Botox yüzün 1/3 üst kısmı(alın ve göz çevresindeki) kırışıklıklarını mükemmel bir şekilde düzeltmekte ayrıca kaşlarıda 2 mm kadar kaldırmaktadır. Ağız - burun arasındaki gülme çizgisi ise hyaluronik asit preperatlarıyla altından doldurularak düzeltilmektedir. Hyaluronik zaten vücudumuzda var olan bir madde olduğu için diğer dolgu maddelerine oranla daha güvenli olup buda birkaç dk. içerisinde uygulanmaktadır.
40'lı yaşlarda durum biraz daha ağırlaşmaktadır. Yerçekiminin etkisi kendini biraz daha hissettirmekte yüz bölgesi cilt altı dokularında aşağı doğru sarkma ve gevşemeler olmaktadır. Ciltte fazla kırışıklık olmayabilir ancak cilt altı yağ dokusunda azalma ve aşağı doğru yer değiştirme yüze yorgun bitkin ve yaşlı bir görüntü vermeye başlar. Hasta tüm vücudundan kilo alır ancak diet yaptığında direkt olarak yüzündeki yağların eridiğini ve yüzünün çöktüğünü görür. Yine 40 lı yaşlarda kaşlarda da aşağı doğru yer değiştirmeler başlamıştır. Aynaya bakıldığında kendisini dinç hissetmesine rağmen yüzünde yorgun bir ifade oluşmaya başlamıştır.
40'lı yaşlarda yüz bölgesindeki doku kaybını yerine koymak primer amacımızdır. Bu nedenle hastanın göbek bel popo bacak gibi herhangi bir yerinden yağ alır bu yağı birtakım işlemlerden geçirdikten sonra ihtiyaç olan yerlere enjekte ederiz. Buna yağ ejeksiyonu( lipofilling) yada doku enjeksiyonu denir. Yüzün ihtiyacı olan doku izsiz bir şekilde tekrar yerine konur ve hasta aynaya baktığında kendini çok daha güzel olarak görmeye başlar. Yağ enjeksiyonu alındaki kırışıklıklara, elmacık kemiklerine , ön yüz bölgesine, burun yanak arası çizgiye, dudaklara hatta çene ucuna bile yapılmaktadır. Muayene esnasında eksiklik neredeyse o bölgeler doldurulur. Bu yaşlarda alın ve göz kenarlarınada botox yapılarak kaşları kaldırıp daha canlı bir yüz ifadesi oluşturmaktayız.
50'li yaşlarda cilt altı dokularının yerçekimi etkisiyle aşağı doğru yer değiştirmesinin yanında güneşin ve sigaranında major etkileriyle ciltte kırışmalarda başlar .Bu yaşlarda yüz gençliğin görüntüsü olan ücgenlikten dikdörtgenliğe doğru şekil değiştirir. Muayene esnasında cilt abartılı bir şekilde kırşmamışsa orta yüz ameliyatlarıyla mükemmel görüntü elde edilir. Ortayüz kaldırma ameliyatı ağız içerisinden ve saçlı deriden yapılan kesilerle yüzün aşağı doğru yerdeğiştiren kısmının yukarıya alınması beraberinde kaşların kaldırılıp alınında birmiktar gerilmesi ameliyatıdır. 1-1.5 saat süren genel anesteziyle yapılan bir işlem olup bir gece hastanede kalmayı gerektirir. Ortayüz kaldırma ameliyatı sayesinde dikdörtgenleşmeye başlayan yüz tekrar ücgen haline gelmektedir. Ciltte mevcut kırışıklıklar var ise short scar face lift dediğimiz konservatif birtakım yüz germe ameliyatları (Macs lift, S-lift gibi) yapılmaktadır. Bu gurup ameliyatlar kısa izli ameliyatlar olup, sadece yüz bölgesinde abartı olmayan kırışıklıkların düzeltilmesi işleminde kullanılır ve gerçekten çok güzel neticeler alınır. Bu yaşlarda yüzdeki diğerbir deformasyon yeride göz kapaklarıdır. Özellikle üst göz kapaklarındaki düşme cilt fazlalığı ve yağ torbaları yukardaki ameliyatlara ek prosedür olarak uygulanan iz bırakmayan çok basit ameliyatlardır. Amaç yüzdeki senkronu sağlamak olduğu için hasta düşünmese bile cerrah bu tip bir işlemin gerekliliği konusunu hastaya açar.
60'lı yaşlarda artık yüzde kırışma yanaklarda düşme gıdıda gevşeme boyunda kırışıklıklar göz kapaklarında cilt fazlalıkları ve torbalanmalar kaşlarda düşüklük iyice belirgin hale gelmektedir.Bu yaşlarda hastalar klasik yüz ve boyun germe ameliyatlarına adaydırlar. Hasta ameliyata girer ve 15 yaş daha genç bir yüzle ameliyattan çıkar. Tabi bu tür ameliyatlar diğerlerine göre daha komplike ve daha uzun süren ameliyatlardır. Hasta ameliyat öncesinde uzun bir hazırlık süreci geçirir. Birtakım tetkikler yapılır anestezist dahiliye yada kardioloji uzmanları bu operasyonun yapılıp yapılamayacağı konusunda cerrah ve hastaya bilgi verir, aspirin ve sigara kullanmı en az 15 gün öncesinden bırktırılır vs. Ayrıca hasta ameliyat sonrasındaki 15 yaş genç görüntü için psikolojik olarak hazırlanır.
Yüz germe ameliyatında saçlı deriden başlayıp kulak önünden devam ederek kulak arkasına dönen ve buradan da yine kulak arkasındaki saçlı deriye uzanan bir iz olur ancak dikkat çekici bir iz değildir. Heleki hastanın yüzünün alacağı görüntü sonrasında hastalarımız bu izi umursamamaktadırlar.
Valikonağı Cad. Akçaabat Apt 35/2, Kat 2 ve 3, Nişantaşı / İstanbul
Tel: (212) 248 08 08 (pbx) | info@ipegestetik.com